Bafra Toplum Sağlığı Merkezi Psikologu Tuğba Korkmaz Toplum Sağlığı Merkezi Eğitim Salonunda Doktorlara,Sağlık Memurlarına,Hemşirelere ve diğer personellere yönelik toplam 50 kişiye Hizmet İçi Eğitimde Ebeveyn-Çocuk iletişimini anlattı. Eğitim sunumu aşağıya çıkarılmıştır.
BAFRA TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ
ÇOCUKLA İLETİŞİM EĞİTİMİ
İLETİŞİM
İletişim, dil kullanarak ya da kullanmaksızın
insanlar arasındaki duygu, düşünce ve yaşantıların ifade edilme yöntemidir.
ANNE
BABA- ÇOCUK İLETİŞİMİNİ KOLAYLAŞTIRAN ETMENLER
-Kabul
-
Etkin Dinlemek
-Ben Dili
Kabul; Çocuğu
olduğu gibi kabul etmek gerekir.
Etkin
Dinlemek;
* Çocuğunuzla konuşurken beden duruşu olarak aynı seviyede olun,
* Onu dinlerken göz kontağı kurun
* Başka şeylerle ilgilenmeyin (gazete okumak, tv izlemek gibi)
* Çocuğunuzla konuşurken beden duruşu olarak aynı seviyede olun,
* Onu dinlerken göz kontağı kurun
* Başka şeylerle ilgilenmeyin (gazete okumak, tv izlemek gibi)
Dokunmak (elini tutun, omzuna dokunun,
başını okşayın) çocuğun sorunu olduğu zaman kendisini güven içinde hissetmesini
sağlar.
Çocuğumuzun
söylediklerini dinlerken, kendi kelimelerimizle özetleyip kısaca tekrar edin;
Onun
duygularını dile getirin.
Ben
dili, kabul edilmeyen davranışın tanımlandığı ve ne tür duygular
uyandırdığının açıklandığı dürüst ve sorumlu bir ifadedir.
” Başımın derdisin” yerine
“Çok yorgunum dinlenmek istiyorum.”
” Başımın derdisin” yerine
“Çok yorgunum dinlenmek istiyorum.”
-Ben
dili, bireyin karşılaştığı davranış ve durum karşısında bireysel tepkisini,
kendi duygu ve düşüncelerini açıklayan ifade şeklindedir.
-Kendimizi
"ben"li cümlelerle anlattığımız zaman karşımızdakini
incitmemiş aynı zamanda kendi mesajlarımızı da vermiş oluruz.
-"Sen"
dili suçlama içerir ve karşımızdaki kişi doğal bir savunmaya geçer. Dolayısıyla
sonuç anlaşılamama, tartışma, kavgaya kadar gidebilir.
SEN DİLİ BEN DİLİ
-KİŞİLİĞE YÖNELİKTİR. --DAVRANIŞA YÖNELİKTİR.
-KARŞIMIZDAKİ İLE İLGİLİ BİR --KENDİMİZ İLE İLGİLİ BİR
ŞEYLER SÖYLER. ŞEYLER SÖYLER
-BENLİK ALGISINI ZEDELER --BENLİK ALGISINA OLUMLU
YADA TÜMDEN YOK EDER. ETKİSİ VARDIR.
-ÖFKE NEFRET DUYGULARI --SÖYLEYENE YARDIM İSTEĞİ
OLUŞTURUR. DOĞURTUR
OLUŞTURUR. DOĞURTUR
-ÇEKİNGEN YADA SALDIRGAN --GÜVENLİ İNSANLAR.
İNSANLAR YARATIR YARATIR.
"Sen"
mesajı yerine...
—
Baba: Çok kabasın! Her zaman sözümü kesiyorsun!
"Ben"
mesajı verin...
—
Baba: Bir şey söylemeye başlayıp ta bir türlü sonunu getiremediğim zaman çok
rahatsız oluyorum.
************
"Sen"
mesajı
—
Anne: Kes şunu! Çekiştirip durma kolumu!
"Ben"
mesajı
-
Anne: Kolumun çekiştirilmesinden hoşlanmıyorum.
************
"Sen"
mesajı
—
Baba: Her aksam ayni şey, tutturuyorsun oyun oynayalım diye! Benim yorgun
olabileceğim hiç aklına gelmiyor değil mi? Yaramaz ve şımarık bir çocuk gibi
davranıyorsun!
"Ben"
mesajı
—
Baba: Bu aksam çok yorgun hissediyorum canım. İstersen oyun oynamayı başka bir
akşama erteleyelim.
OLUMSUZ
EBEVEYN TUTUMLARI
Aşırı Koruyucu Tutum
Aşırı Baskıcı-Otoriter Tutum
Aşırı Hoşgörülü Tutum
AŞIRI
KORUYUCU TUTUM
Bu ailelerde anne-babalar çocuğa gereğinden
fazla özen gösterip onu denetim altında tutarlar.
Çocuğun başına kötü şeyler gelir diye kendi
başına bir şeyler yapmasına izin vermezler. Çocuğun tüm ihtiyaçları büyükleri
tarafından karşılanmaya çalışılır.
AŞIRI
KORUYUCU ANNE VE BABA TUTUMUNUN ÇOCUK ÜZERİNE ETKİLERİ
Çocuğun aşırı bağımlı,ürkek,çekingen ve güvensiz
bir kişilik geliştirmesine neden olur.
Çocuğun hatalarının sonucunda yaşayarak
öğrenmesine izin verilmez, sorumluluk duygusunun gelişmesi engellenir.
Çocuk ileriki yaşamında karar almakta ve
uygulamakta zorluk çekeceği gibi yaşama karşı içinde bir korku oluşturur.
Çocuğun kişiliği olgunlaşamaz. İnatçı,
istediğini tutturan, mantıksız kavgalar çıkaran,çabuk mutsuz olan bir çocuk ve
ileride benzer niteliklere sahip bir yetişkin olur.
Çevresindeki insanlarla iletişim kurmakta güçlük
çeker.
AŞIRI
BASKICI- OTORİTER TUTUM
Otoriter tutumda
çocukların kişilik özellikleri, ilgi ve gereksinimleri dikkate alınmamaktadır.
Çocuğun istekleri bastırmaya çalışılır. Katı bir disiplin anlayışı vardır.
Çocuğa açıklanmadan kurallar konulur ve bu kurallara kesinlikle uyması istenir,
bu konuda anne-baba asla tartışma kabul etmez.
AŞIRI
BASKICI VE OTORİTER TUTUMUN ÇOCUK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Çocuğun kendine güven
duygusu oluşmaz.
Yaratıcılık
engellenir.
Hata yapanlar mutlaka
cezalandırılmalıdır görüşünü benimserler.
En küçük bir hatada
bile hoşgörüleri olmayabilir.
Okul yaşamlarında
fazla başarılı olamazlar.
Anne-babalarının (veya
bir otoritenin)olmadığı ortamlarda kendilerini boşlukta hissederler ve bir
otorite bulma arayışı içine girerler.
AŞIRI
HOŞGÖRÜLÜ TUTUM
Denetimin düşük,
tepkiselliğin yüksek olduğu bir tutumdur. Saldırgan tutumlar dahil çocuğun her
tür davranışları hoşgörü ile karşılanır.
Davranışlara sınır
çekilmez ve yaptırım uygulanmaz.
Anne babaların bu
aşırı hoşgörülü tutumları çocuğun onlara hükmetmesine ve çok az saygı
göstermesine neden olur.Toplumun kendilerine vermediği hakları kendisine veren
çocuk içinde bulunduğu grubun veya okulun kurallarına uymada güçlük çeker.
İZİN
VERİCİ (HOŞGÖRÜLÜ) TUTUMUN ÇOCUĞUN KİŞİLİK GELİŞİMİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Her istediğini yaptırmayı alışkanlık haline
getirir.
Kural tanımaz.
Ev dışındaki kurallarla karşılaşınca hayal
kırıklığına uğrar.
Her istediği olmadığı için arkadaşlarına uyum
sağlamakta güçlük çeker.
Anne-babasına hükmeder ve onlara çok az saygı
gösterir.
Bencil ve şımarık olur.
Başkaldırıcı olur ve toplum dışı davranışlar
sergiler.
Doyumsuz olur.
Olumlu
Ebeveyn Tutumu:
DEMOKRATİK
TUTUM (GÜVEN VERİCİ HOŞGÖRÜLÜ TUTUM)
Bu tür ebeveyn yaklaşımında, ana-baba çocuklarını
destekler ama bunun yanında sınırlarını koymasını da ihmal etmez ve onların
hareketlerini kontrol eder.
Ebeveyn ile çocuk arasında sözel iletişim
kanalları açıktır. İstek ve görüşlerini açık ve anlaşılır bir şekilde dile
getiren ebeveyn, çocukla sıcak bir iletişim içindedir. Çocuğuyla birebir ilişki
içindeyken ona karşı ilgilidir ve ona aktif dinleme uygular. Böyle bir ana baba
yaklaşımı, çocuğa başarılı bir sosyal gelişim için gerekli olan ortamı
hazırlamış olur. Yetkili ana baba tavrı, düzen sağlayıcı
denetimi ve sevgiyle birlikte özerkliği de içermesiyle, iki tezat yaklaşım olan
denetim ve sevgiyi bir arada barındırmaktadır.
DEMOKRATİK
TUTUM (GÜVEN VERİCİ HOŞGÖRÜLÜ TUTUM)
Demokratik aile
tutumunda, çocukların uyulması gereken kurallar ve standartlara
uymalarına yardım edilir. Ana babalar çocukların, çocuklar
ana babaların görüşlerine değer verirler. Haklar karşılıklı olma temeline
dayandırılır. Sorumluluk bilinci yanında çocuğun bağımsız bir kişilik
geliştirmesi desteklenir. Demokratik
aileler, hoş görülü, güven verici ve destekleyici bir tutum içinde,
çocuğun da kabul edeceği mantıklı bir denetime başvururlar. Kesin sınırlamalar
yerine, çocuğa söz ve tercih hakkı veren seçenekler sunar ve bu anlayış
doğrultusunda isteklerde bulunurlar.
Anne
ve babaların okul dönemindeki çocuklarla yaptığı iletişim hataları nelerdir;
•
Çocuğun ne söyleyeceğini dinlemek yerine o
esnada ne cevap vereceğini ya da onu nasıl ikna edeceğini tasarlamak.
•
Gereğinden fazla ve suçlayıcı bir takım sorular
sormak. “ Bu kaçıncı söz verişin?”, “Düşük notlarını düzelteceğini söylememiş
miydin?” gibi sorular çocuğun doğru düşünmesine, sorunun nerden kaynaklandığını
bulmasına ve bu yeteneği kazanmasına bir katkı sağlamaz. Tam tersine çocuğun
savunmaya geçmesine, duygu ve düşüncelerini gizlemesine yol açar.
•
Onun duygu ve düşüncelerini dikkate almamak.
•
Olaylar karşısında ne hissettiğini önemsememek.
•
Çocukları hatalı davranışı yerine top yekun
eleştirmek. Hatalı davranış yerine top yekun eleştirilen çocukların öz saygısı
azalır yani kendini değersiz görür.
•
Gereğinden fazla akıl ve öğüt vermek.
•
Yargılayarak konuşmak. Çocuğunuz okuldan geldi
ve arkadaşıyla arasında geçen münakaşayı anlatmaya başladı, “Neden oldu” “Ne
gerek vardı” “Nasıl olur” gibi sorular kapı kapatıcılardır. Yargılayıcı
konuştuğunuz zaman çocuk kabuğuna çekilecektir.
•
Alaycı konuşmak. Birçok anne-baba, çocuklarında
gördükleri hatalı davranışı onunla alay ederek giderebileceklerini düşünürler
ve böyle davranırlar. Alay çocuk üzerinde manevi baskı oluşturur ve davranış
bozukluklarına neden olur. Sonra ki yıllarda bir birey olarak toplumla olan
ilişkisinde zorluklar yaşayabilir.
•
Yıkıcı eleştirilerde bulunmak. “Her şeyi berbat
ediyorsun “ eleştirisi zamanla hiçbir şeyi iyi yapamayacağını düşünmesine neden
olur.
•
Çocuğun yapabileceği şeyleri anne babanın
üstleniyor olması. Yapılan araştırmalara göre aşırı koruyucu ebeveynlerin
çocuklarında özgüven yoksunluğuna rastlanmaktadır. Ebeveynlerin desteği
çekildiğinde ortaya, beceriksiz, hiçbir işin üstesinden gelemeyen, pasif ve
bağımlı çocuklar çıkmaktadır.
•
Sen dilini kullanarak
mesajlar vermek. “Beni sinirlendiriyorsun” “Çok dikkatsizsin”
“Saygısızca davranıyorsun” gibi cümleler kullanıldığında çocuk da kendini
savunmak zorunda hissedecek ve benzer karşılıklar verecektir.
•
Ergenlik döneminde anne babaların düştüğü en
büyük yanlışlardan biri de çocuğu ile farklı yaş dönemlerinde hep “aynı” tarzda
konuşmalarıdır. Çocuk sürekli büyüme, gelişim ve değişim içerisindedir. Çocuk
değişir ama anne baba iletişimde konuşma tarzını değiştirmemekte direnir.
Daha
sağlıklı bir iletişim kurmak ve sağlıklı bireyler yetiştirmek için neler
yapılmalı;
•
Çocuğunuza güvenmeyi öğrenin ve bunu sergileyin
ki o da kendisine güvensin.
•
Çocuğunuzu önce iyice dinleyin daha sonra
gerekiyorsa ikna etmeye çalışın.
•
Çocuğunuzun doğru düşünmesini sağlamak ve
problemi kendisinin çözmesine yardımcı olmak için yargılayıcı ve suçlayıcı
soruları bir tarafa bırakmanız gerekir.
•
Onun duygu ve düşüncelerini dikkate alın. Okulda
yaşadığı veya tanık olduğu bir olay karşısındaki duygularını açıklamasını
isteyin. “ Korktun mu” , “ Heyecanlandın mı” veya “ Mutlu oldun mu” gibi
yönlendirici sorularla ne hissettiklerini açıklamasına yardımcı olabilirsiniz.
Zamanla duygularını rahatlıkla ve doğru olarak ifade etmesini öğrenecektir.
•
Saldırgan dil kullanmayın. Söylemek
istediklerinizi de yutmayın. Açık ve net ifadeler ile duygularınızı kontrol
ederek hataları dile getirin.
•
Başardıkları için ödüllendirin, doğru
davranışlarını övün.
•
Çocukları gerektiği zaman eleştirmekten
kaçınmayın. Kişiliğini değil hatalı olan davranışını eleştirin. Eleştirirken
“ben” dilini kullanın. “Masamı toplamadığın için kendime çalışacak alan
bulamıyorum” cümlesi tehdit içermeyen bir cümledir. Çocuk tarafından hatası
kolay kabul edilir bir davranıştır ve “ Masanı dağıttığımı fark etmedim” gibi
yanıtlar gelecektir.
•
Çocukları dinlerken, onu dinlediğinizi
hissettiren “ hı hı “, “evet”, “dinliyorum” gibi ifadeler kullanın. Sessiz
dinliyorsanız çocuğa bakmalı, onun konuşmasını yüreklendirmelisiniz. Yeni
şeyler söylemek yerine anlattıklarını kısa özetler ile tekrarlayabilirsiniz.
•
Genel sorular yerine daha özel sorular sorun.
“Bu gün okul nasıldı” yerine “ Bugün sunduğun fen bilgisi deneyi nasıl
sonuçlandı” gibi
•
Çocuğunuz üniversite sınavına hazırlanıyor ve
bir gün bu sınavda başarılı olamayacağını ve sınava katılmak istemediğini
belirtti. “Yaparsın” , “Başarırsın” gibi sabit belli mesajlar vermek yerine,
karşılıklı ve sakin olarak nasıl böyle bir kanıya kapıldığını araştırarak onun
duygu ve düşüncelerini ifade etmesine yardımcı olunuz.
•
Öğüt vermek yerine, onun sıkıntılarına benzer
sıkıntıları yaşamışsanız bunu paylaşmanız ve anlatmanız daha faydalı olacaktır.
Yaşadığı sıkıntıların herkes tarafından yaşandığını yalnızca ona özgü
olmadığını bilmesi onu rahatlatacaktır.
Psikolog Tuğba KORKMAZ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder